
Söyle bana, eğer söyleyebilirsen, nedir cesaret?
Milattan önce sarf edilen bu soru üzerine saatlerce tartışılmış, onlarca argüman sunulup kabul edilmemiş, üzerine sürekli bambaşka önermeler ve yeni çürütmeler geliştirilmiş. Ve sonunda cesaretin tam olarak nasıl tanımlanabileceği noktasında cevapsız kalmanın kabullenişi ile tartışma bitmiş.
Belki o sırada bilinmiyordu ama aslında yıllar boyunca bitmeyecek bir tartışma konusunun daha sonradan çok okunacak önemli bir örneği olmuştu bu konuşma. Bugün halen cesaret üzerine tartışmaya devam ediyor, araştırmalar ve deneylerle anlamaya ve hatta ölçümlemeye çalışıyor, farklı tanımları eleştirip yeni önermeler getiriyor, farklı biçimlerde örneklerini tanıtıyor ve fakat hâlâ net bir tanım üzerinde anlaşamıyoruz.
Öte yandan sadece mitolojide, eski anıtlarda, filmlerde ya da romanlarda değil; felsefede ve psikolojide de çokça tartışılan bir kavram olan cesaretle ilgili günlük hayatımızda belki de üzerinde detaylıca düşünmeden çokça değerlendirmeler yapıyor ve yorumlarımızı paylaşıyoruz. Ve belki, diğer birçok kavram gibi, cesaret için de kendimize has tanımlarımızın olduğunun farkına bile varmadan kendimize ve başkalarına etiketler yapıştırıyoruz. Bu etiketler kimi zaman öyle güçlü oluyor ki, davranışlarımız üzerinde bir dümen etkisi oluşturup atacağımız adımları dahi yönlendirebiliyor, dünyaya bakış açımızı ve beraberinde hayatımızı şekillendirebiliyor.
Cebinizdeki görünmez sözlüğünüzün sayfalarını karıştırabilmeniz ve kendi cesaret tanımınıza yakından bakabilmeniz için savaş alanındaki askerlerin cesaretinden kendimiz olabilme cesaretine, sahneye çıkıp sesini duyurabilme cesaretinden başkalarının yanında ağlama cesaretine, affedebilme cesaretinden sevebilme cesaretine, hayal kurma cesaretinden var olabilme cesaretine doğru uzanan zengin bir dünyaya davet ediyorum sizi.

Amacım net bir cesaret tanımı sunmak ya da mutlaka her zaman cesur olmalıyız gibi bir yaklaşıma kapı açmak da değil.
Aslında kendi merakımı gidermek üzere çıktığım ve tam başlangıcını dahi hatırlayamadığım, birçok bakış açısını keşfetmeye dair bir yolculuk benimkisi. Ve bu yolculuk boyunca şekillenen bu kitapta psikolojiden farklı araştırmalar da var, okuduğum kitaplar ve izlediğim filmler de var, felsefi tartışmalardan çıkarımlarım da var, başkalarından duyduklarım ve gördüklerim de var, kendi yaşadıklarım da…
Nobel Akademik Yayınları‘ndan çıkan kitabıma yandaki linkten ulaşabilirsiniz. Hepinize keyifli okumalar dilerim!